Burhanettin Duran: 2026 Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 36. NATO Zirvesi kapsamında gazete ve televizyon kanallarının Ankara temsilcileri ile bir araya geldi.

İletişim Başkanı Duran; Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede, NATO’nun 1949’dan bu yana ayakta kalan en uzun ömürlü ve en kurumsal güvenlik ittifaklarından biri olduğunu belirterek, tarihte belirli tehditlere karşı birçok ittifakın kurulduğunu, fakat tehdit değişince ya dağıldığını ya da etkisini kaybettiğini ifade etti.

“NATO’nun farkı, tehdit değiştikçe kendisini yenileyebilmesinde yatmaktadır.” diyen Duran, Soğuk Savaş’ta Sovyet tehdidine karşı caydırıcılık sağlayan NATO’nun, Soğuk Savaş sonrasında ise Balkanlar, terörizm ve barışı koruma görevleriyle yeni roller üstlendiğini anlattı.

Eskiden güvenliğin daha çok sınır, ordu, tank, uçak, gemi ve cephe hattı üzerinden düşünüldüğünü dile getiren Duran, “Bugün güvenlik, siber alanı, enerji hatlarını, kritik altyapıları, tedarik zincirlerini, kamuoyu algısını, dezenformasyonu ve toplumsal dayanıklılığı da kapsıyor. Bugün yeniden konvansiyonel savaş, siber tehdit, hibrit saldırılar ve nükleer riskler karşısında kendisini dönüştürmektedir. Dolayısıyla, NATO’nun gücü yalnızca askeri kapasitesinden değil, her tarihsel kırılmada kendisini yeniden üretebilmesinden kaynaklanmaktadır.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN NATO’DA ÇEVREDEN MERKEZE GEÇTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti:

“Türkiye, NATO’ya katıldığı 1952 yılında daha çok İttifak’ın güneydoğu kanadında bir cephe ülkesi olarak konumlanırken bugün bu rolün değiştiğini, Türkiye’nin NATO’da çevreden merkeze geçtiğini görüyoruz. Türkiye artık sadece NATO sınırlarını koruyan bir ülke değil, NATO’yu ilgilendiren hemen hemen her konuda merkezi konumda bulunan bir müttefiktir.

Türkiye NATO’nun 360 derece güvenlik anlayışının merkezindedir. Günümüzde NATO’nun yalnızca doğudan gelen tehditlere odaklanması bir eksiklik olacaktır. Zira tehditler artık tek yönden gelmemektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze’deki soykırım ve ABD-İran gerilimi, NATO’nun birden fazla cephede karşı karşıya kaldığı en önemli krizlerdir.”

Türkiye’nin krizlerde gerilimi azaltan aktör olduğuna işaret eden Duran, Türkiye’nin yaklaşımının, gerilimi artırmamak, çatışmayı derinleştirmemek, diplomasiye alan açmak şeklinde olduğunu aktardı. Duran, bu yönüyle, Türkiye’nin hem caydırıcılığa sahip hem de diplomasi kanallarını açık tutabilen bir ülke olarak öne çıktığını vurguladı.

“TÜRKİYE, KÜRESEL ÖLÇEKTE ETKİN BİR AKTÖR HALİNE GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye’nin, krizlerin çözümünde kararlılıkla inisiyatif alan, diplomasi masalarının kurulmasına öncülük eden, bölgesel ve küresel barış için çaba göstererek güvenlikten insani yardıma kadar birçok alanda sorumluluk üstlenen küresel ölçekte etkin bir aktör haline geldiğinin altını çizen Duran, “Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman olarak ön plana çıkmakta, bir ‘Türkiye ekseni’ inşa etmektedir.” diye konuştu.

NATO Kara Komutanlığının İzmir’de, NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordusu Karargahının ise İstanbul’da bulunduğunu dile getiren Duran, “TCG Anadolu önderliğindeki Türk Deniz Görev Kuvveti, 2026’da Baltık’a uzanan NATO tatbikatı Steadfast Dart-26’ya iştirak etmiştir. Hava Polisliği kapsamında Estonya (2026), Romanya (2027) ve Litvanya’da (2028) taahhütler bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

“YENİ KONSEPT, DAHA YETENEKLİ VE KÜLFETİ ADİL PAYLAŞAN BİR İTTİFAKI ÖNGÖRMEKTEDİR”

İletişim Başkanı Duran, gelecek yıl NATO üyeliğinin 75. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanan Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek 36. NATO Zirvesi’nin, ittifakın geleceği açısından da küresel güvenlik mimarisinin geleceği bakımından da kritik öneme sahip olduğunun altını çizdi.

NATO Ankara Zirvesi’nin, Türkiye’nin diplomatik ağırlığını görünür kılacağına değinen Duran, şöyle devam etti:

“2026 Ankara Zirvesi yalnızca bir ev sahipliği meselesi değil, Türkiye’nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne. Zirve, Türkiye’nin askeri katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılacaktır. Ankara’nın Zirve’ye ev sahipliği sembolik açıdan da güçlüdür. NATO’nun güvenlik haritası yalnızca Batı Avrupa merkezli değil, Güney ve Doğu Avrupa, Karadeniz ve Orta Doğu bağlantılı düşünülmelidir. Külfet paylaşımı Zirve’nin temel gündem maddelerinden birini oluşturmaktadır. Değişen güvenlik mimarisi, NATO müttefiklerini savunma harcamalarını yeniden değerlendirmeye itmektedir. Bu çerçevede Ankara, yüzde 3,5+1,5 hedefine 2030 sonunda ulaşmayı hedeflemektedir. ‘NATO 3.0’ söylemi olarak ifade edilen yeni konsept, daha yetenekli ve külfeti adil paylaşan bir ittifakı öngörmektedir. Türkiye bu yaklaşımı başlangıçtan itibaren desteklemektedir.”

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİSİ NATO’NUN CAYDIRICILIK KAPASİTESİ İÇİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI”

Türk savunma sanayisinin Türkiye’nin stratejik otonomisini artıran ve NATO’nun toplam kapasitesine katkı sunan bir unsur olduğunu belirten Duran, “Türkiye’nin bu alanlardaki kapasitesi, NATO için de önem taşımaktadır, zira NATO’nun gelecekte yalnızca asker sayısına değil, üretim kapasitesine, teknolojik esnekliğe ve tedarik güvenliğine ihtiyacı olacak. Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi, yalnızca milli güvenliğimiz için değil, NATO’nun caydırıcılık kapasitesi için de stratejik bir güç çarpanıdır.” yorumunu yaptı.

Duran, “Türkiye, bu nedenle bir NATO müttefikinin savunma kapasitesine getirilen her türlü kısıtlamayı, aslında ittifakın toplam caydırıcılığına getirilen bir kısıtlama olarak görmektedir.” sözlerini sarf etti.

“Savunma Sanayi Forumu ilk kez Zirve’nin resmi programının bir parçası haline gelecek” ifadesini kullanan Duran, son 3-4 yılda Zirve’nin bir yan etkinliği şeklinde tasarlanan Forumun, ilk kez Ankara Zirvesi’nde resmi programın bir parçası haline getirildiğini söyledi.

“İSTANBUL İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI DÜZENLENECEK”

İletişim Başkanı Duran, 2004’te İstanbul’daki NATO Zirvesi’nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn, Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında, Dışişleri Bakanları düzeyinde özel bir oturum düzenleneceğini ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı yapılacağını söyledi.

Türkiye’nin bu yıl uluslararası pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacağını belirten Duran, “28-29 Haziran’da İstanbul’da NATO Parlamenterler Zirvesi, sonbaharda Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Devlet Başkanları Toplantısı, Ekim ve Kasım aylarındaysa Antalya’da 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP-31) ev sahipliği yapacak.” bilgisini paylaştı.

The post Burhanettin Duran: 2026 Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne appeared first on Kilis Egitim.

Related Posts