Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yüzde 6,4’ün 1 puan altında bütçe açığı bekliyoruz

Yılmaz, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki “Orta Vadeli Program ve Makroekonomik Görünüm” programında, gazete ve ajansların ekonomi haberleri müdürleri ile bir araya geldi.

Yeni döneme 100 yıllık birikimle girildiğinin altını çizen Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu ile daha büyük hedeflere doğru yürümek istediklerini dile getirdi.

Demokrasiden teknolojiye, şehirleşmeden afetle mücadeleye, huzur ve güven ortamına varıncaya kadar Türkiye’yi her alanda daha farklı bir seviyeye taşımak istediklerini ifade eden Yılmaz, geçen yıl 12’nci 5 yıllık Kalkınma Planı’nın Meclis’te kabul edilip yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Yılmaz, “Orada 2053 hedeflerini de ilk defa biraz daha somutlaştırarak ortaya koymuş olduk, bir taraftan da 5 yıllık hedeflerimizi ortaya koyduk. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı’nda adım adım bu hedefleri gerçekleştireceğiz.” diye konuştu.

Dünya Bankasının kişi başı gayrisafi milli hasılaya göre yaptığı sınıflamanın verilerini paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin “Üst-Orta Gelirli Ekonomiler” kategorisinde yer aldığını, yıllık ortalama büyümenin 5,4 olarak gerçekleştiğini söyledi.

Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Orta Vadeli Program (OVP) sonunda 2026 beklentimiz kişi başı gelir 15 bin dolar. Bu hedefimize ulaştığımız takdirde orta vadede Türkiye yeni bir eşik atlamış olacak. Üst-orta gelirli ekonomilerden yüksek gelirli ülkeler ligine terfi etmiş olacak. Eşikler zordur. Ama inşallah Türkiye bu sıçramayı yapacak ve yüksek gelirli ekonomi ligine önümüzdeki dönemde orta vadede dahil olmuş olacak.”

“Birçok ülkeyle mukayese edildiğinde büyümede Türkiye oldukça iyi bir noktada”

İşsizlik oranına değinen Yılmaz, istihdamı artıracaklarını söyledi. İstihdamın 32 milyona yaklaştığını belirten Yılmaz, işsizliği tek haneli rakamlarla kapatmış olacaklarını kaydetti.

Büyüme konusunda iyi bir performansla devam ettiklerini söyleyen Yılmaz, “İlk 3 çeyreğe baktığımızda Türkiye, büyüme performansı açısından G20 ülkeleri arasında 4. sırada. OECD ülkeleri arasında 2. en iyi büyüme performansı gösteren ülke konumda. Birçok ülkeyle mukayese edildiğinde büyümede Türkiye oldukça iyi bir noktada. Ama dünyanın genelinde büyüme hızında bir düşüş var.” değerlendirmesinde bulundu.

Geçen yaz aylık bazda enflasyonda ciddi yükselme yaşandığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Fakat bir taraftan da yeni bir politika çerçevesi ortaya kondu, uygulamalar başladı. Bunların etkileri de biraz zaman alıyor. Yeni politikaların etkisi hemen bir günde ortaya çıkan bir etki değil. Bu etkiler devreye girdi bir taraftan. Şu anda bu etkilerin artık daha verimleştiğini görüyoruz. Aylık bazda ciddi bir ivme kaybolduğunu, enflasyonda bir gerileme olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz. Yıllık bazda değil, aylık bazda henüz. Yıllık bazda etkiyi de 2024’ün ortaları gibi bekliyoruz. Hızlı bir şekilde enflasyonda gerileme olacak.”

“(Kur Korumalı Mevduat) Kademeli bir çıkış stratejisiyle hareket ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın (KKM) bir dönem geçici olarak yapıldığını, bunun belli bir tarihe kadar geçerli olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başlangıcından itibaren geçici bir mevzuat olarak yapıldı. O dönemki şartların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılmış bir uygulamaydı. Görevini ifa etti ve buradan çıkış sürecine girmiş durumdayız. Çok ciddi bir büyüklüğe ulaştığı için ani bir çıkışın finansal piyasalarda risk oluşturmasını istemediğimiz için yine tasarruf sahiplerinin haklarını gözeten bir yaklaşım sergilediğimiz için kademeli bir çıkış stratejisiyle hareket ediyoruz ve son dönemlerde çıkışın hızlandığını da görüyoruz.”

Bütçe açığından söz eden Yılmaz, “OVP’de beklentimiz 2023’te 6,4. Bunun 3 puanı deprem etkisi, 3,4 puanı normal açık gibi görünüyor. Yüzde 6,4’ün 1 puan altında bütçe açığı bekliyoruz. Bütçe açığımız öngördüğümüzden oldukça düşük seviyede gerçekleşecek gibi gözüküyor.” diye konuştu.

Bankalara yönelik toplumsal yatırım notundaki amaçlarını anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Amacımız daha nitelikli kredilerin verilmesini sağlamak ve bunu sistematik bir şekilde yapmak. İnsanları notlandırma değil bu, toplumdan ziyade bankaların notu bu. Bankalar kredileri nereye veriyorlar? Sosyal açıdan, toplumsal açıdan daha faydalı yerlere mi gidiyor, daha az faydalı yerlere mi gidiyor buna bakılacak. Yatırıma, ihracata, kadın ve genç girişimciliğine destek olan, daha fazla kredi veren bankaların toplumsal yatırım notu daha yüksek olacak.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir