Küresel Güneş Enerjisi Konseyi CEO’su Sonia Dunlop, geçtiğimiz yıl dünya genelinde elektrik talebindeki net artışın yüzde 75’inin güneş enerjisinden elde edildiğini duyurdu. Dunlop, yaptığı açıklamada, son on yılda güneş enerjisi kurulumlarının önemli ölçüde hızlandığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl bu alanda bir rekor daha kırıldığını belirten Dunlop, güneş enerjisi üretiminin, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm sıvı doğal gaz (LNG) ihracatına eşdeğer bir seviyeye ulaştığını ifade etti.
Dunlop, güneş enerjisinin yaygınlaşmasında maliyetlerin düşmesi ve batarya teknolojisindeki ilerlemelerin büyük rol oynadığını kaydetti. 2010 yılından bu yana güneş fotovoltaik maliyetlerinin yüzde 90 oranında düştüğünü belirten Dunlop, bu durumun güneş enerjisini birçok ülkede en ucuz elektrik üretim kaynağı haline getirdiğini söyledi. Ayrıca, güneş enerjisi ile batarya depolama sistemlerinin hızlı entegrasyonu sayesinde küresel batarya depolama kapasitesinin 2025 yılına kadar yüzde 40 oranında artış göstereceğini aktardı.
Dunlop, çatı ve dağıtık güneş paneli kurulumlarının enerji üretiminde daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasını sağladığını ve bu sayede değişik piyasa dinamiklerine sahip ülkelerde önemli bir büyüme yaşandığını kaydetti. Güneş enerjisinin, enerji dönüşümünde kritik bir rol oynadığını vurgulayan Dunlop, fosil yakıt maliyetlerini azaltarak tasarruf sağladığını belirtti.
Küresel elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının ilk kez kömürü geride bıraktığını ifade eden Dunlop, bu durumun önemli bir başarı olduğunu söyledi. “Geçtiğimiz yıl, yenilenebilir enerji kaynakları küresel elektrik üretiminde kömürün payını ilk kez üçte birin altına düşürdü. Bu, sadece bir tahmin değil, gerçek bir gelişme.” diyen Dunlop, güneş enerjisinin tek bir yılda yüzde 30 oranında büyüyerek yeni elektrik üretiminin büyük bir kısmını oluşturduğunu belirtti.
Dunlop, güneş enerjisinin batarya depolama ile entegrasyonunun önemine dikkat çekerek, bu alandaki ilerlemelerin devam ettiğini açıkladı. Ancak, yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki en büyük engelin şebeke altyapısı olduğunu ifade eden Dunlop, birçok projenin bağlantı kısıtları nedeniyle gecikmelere uğradığını belirtti. “Şebeke altyapısı global ölçekte en büyük sorun. Ekonomik olarak mantıklı projeler bile bağlantı sorunları nedeniyle beklemek zorunda kalıyor.” diyen Dunlop, çözüm için acil altyapı ve düzenleme değişikliklerinin gerekli olduğunu vurguladı.
Gelişen ülkelerdeki yüksek sermaye maliyetlerine de değinen Dunlop, bu farkın kapatılmasının enerji dönüşümünü gerçekten küresel hale getireceğini sözlerine ekledi.